AMNİYOTİK BAND SENDROMU

AMNİYOTİK BAND SENDROMU
Amniyotik bant bebeğin içerisinde bulunduğu içi amniyon sıvısı ile dolu amnion zarının katlantı yapması sonucu oluşan ip veya perde benzeri oluşan bir yapıdır. Gebeliklerde yaklaşık 1200 de 1 oranda olduğu bildirilmektedir. Bu band bazen bebek açısından çeşitli sorun oluşturabilir fakat çoğunlukla bir sorun yaratmadan bebek normal görünümde doğar.

Amniyotik bant sendromu yerine ADAM kompleksi (amniyotik deformite, adhezyon, mutilasyon), amniyotik band sekansı, amniyotic distuption complex, konjenital amputasyon, konjenital kontrakte band, transvers terminal defekt gibi çok değişik ifadeler kullanılabilmektedir.

Amniyotik band olan bebekler çoğunlukla bir zarar görmeden doğmakla beraber bazı gebeliklerde fetusun kol ve bacaklarının amniyotik banda takılmasına bağlı kan dolaşımı bozulur ve uzuvlarda ödem, kısalma ya da şekil bozukluğu hatta kopma gibi durumlar oluşabilir.

DOWN SENDROMUNDA ULTRASON BULGULARI

DOWN SENDROMUNDA ULTRASON BULGULARI
GEBELİKTE (HAMİLELİKTE)  DOWN SENDROMU BELİRTİLERİ
Down sendromu veya halk arasındaki adlandırması ile mongol bebek durumu zeka geriliği ile seyreden bir kromozomal anomalidir. 2 tane olması gereken yirmibirinci kromozomun 3 tane olması ile karakterizedir. Down sendromu hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Down sendromunun gebelik sırasında tanısı için başlıca kullanılan yöntemler ikili, üçlü, dörtlü test,ense kalınlığı gibi prenatal tarama testleridir. Ultrason bu konuda ikinci planda gelmektedir çünkü tarama testleri ultrasondan daha duyarlıdır. Tarama testleri ortalama olarak down sendromunlu bebekleri %80 oranında tespit edebilir ancak down sednromlu bebeklerin yaklaşık yüzde 30’unda ultrasonla tespit edilebilen yapısal anormallikler vardır. Yani down sendromlu bebeklerin büyük bir bölümü ultrasonografi ile normal görünür ve tespit edilebilecek herhangi bir anormallik göstermez.

Down sendromlu bebeklerde gebelik ultrasonografisinde izlenebilen “major anomaliler” :
– Özellikle ventriküler septal defekt olmak üzere kalp odacıkları arasında delikler görülebilir
– Hafif ventrikülomegali
– Duedonal atrezi
– Artmış ense kalınlığı
– Kistik higroma
– Hidrops fetalis

15-20 gebelik haftaları arasında down sendromlu bebeklerin yaklaşık %40-50’sinde artmış ense kalınlığı ( ≥6mm) saptanabileceği bildirilmiştir. 11-14 haftalar arasında da ense kalınlığı down sendromu açısından bir risk faktörüdür. 20 haftadan sornra daha ileri haftalarda bu kalınlık düzelebilmektedir ve sensitivitesi azalmaktadır.
Down sendromlu bebeklerin yaklaşık %40’ında kalp anomalisi bulunur.

JİNEKOLOJİK ULTRASON

JİNEKOLOJİK ULTRASON
JİNEKOLOJİK ULTRASON (ULTRASONOGRAFİ)

Ultrason jinekoloji yani kadın hastalıkları alanın da vazgeçilmez bir görüntüleme yöntemidir. Çok çeşitli kullanım alanları vardır. Hem abdominal (karından) hem transvajinal (vajina yoluyla) yapılan ultrason sık kullanılır.
Jinekolojide ultrasonun kullanım alanları:

Rahim (uterus) ve rahim ağzı (serviks) ile ilgili:
– Rahmin boyutları ve yapısı, homojen olup olmadığı değerlendirilebilir.
– Myomlar varsa boyutları ve yerleşim yerleri belirlenebilir.
– Endometrium (rahmin en iç tebakası) değerlendirilebilir, kalınlığı ölçülebilir, polip benzeri yapılar varsa bunlar görüntülenebilir.
– Endometriumun ve uterus içerisinin daha net değerlendirilmesi için transvajinal ulrason eşliğinde rahim içerisine sıvı verilerek salin infüzyon sonografi (sis) yapılabilir.
– Konjenital (doğuştan) olan rahime ait anomaliler ve şekil bozuklukları değerlendirilebilir.
– Rahim içerisindeki spiral gözlenebilir, konumu değerlendirebilir.
– Rahim ağzına ait nabothi kistleri, iyi huylu ve kötü huylu kitleler görülebilir.

Yumurtalıklar (overler) ile ilgili:
– Yumurtalıkların boyutu ölçülebilir
– Yumurtalıklarda bulunan kistlerin boyutu, yapıları, içlerini dolduran sıvı ve katı bölümlerin özellikleri değerlendirilebilir.
– Doppler ultrason ile yumurtalıklardaki kistlerin kan akım özellikleri, iyi huylu-kötü ayrımına yardımcı olabilir. Torsiyone over tanısında faydalı olabilir.
– Yumurtalıklarda antral follikül denen küçük yumurtaların sayımı over fonksiyonu ve infertilite değerlendirilmesine katkı sağlayabilir.
– Yumurtlama tedavisi alan veya almayan hastalarda yumurtanın büyümesinin takibi ve yumurtalama zamanının yaklaştığı değerlendirilebilir.
– Yumurtalıklara ait iyi huylu ve kötü huylu kitleler izlenebilir.